BURSA’NIN GÖZBEBEĞİ YILDIRIM
“Bursa Osmanlı’nın dibâcesidir” der Keçeci Fuat Paşa. Bursa’nın dibâcesi de Yıldırım’dır. Bursa’nın Anadolu’ya bakan yüzü, Anadolu’yu kucaklayan parçası.
Sırtını Uludağ’a yaslayan Yıldırım, ovaya doğru açıldıkça aslında Anadolu’ya açılmış olur. Anadolu’nun hüznünü, yoksulluğunu, çaresizliğini de taşır bu haliyle.
Bursa’nın her şeyden azade işleyen ikinci zamanını usul usul elerken Yıldırım, bir yandan da adını aldığı kahraman ama bahtsız sultanının da kaderini devam ettiriyor gibidir. Bir rüyadan arta kalmanın hüznü. Bu dize en çok Yıldırım Bayezid’i anlatır, sonra onun adıyla yaşayan Yıldırım’ı. Bir yanıyla o rüyanın efsununu, ihtişamını korurken bir yanıyla da ardında kalmanın, yaşayamamanın hüznünü eler dört yanına.
Böylesi bir coğrafyada yaşamanın gururu ve sorumluluğu da yan yana dolaşır elbette. Bu tüm Anadolu’nun ortak kaderi değil midir? Nice zafere, kahramana, kahramanlığa vatan olmuş toprağımız, acıyı da zulmü de görmemiş midir?
Yıldırım bu eşsiz vatanın en kutsal eserlerini kucaklarken, bu toprağın umudunu yitirmiş tek çareyi gitmekte bulmuş insanlarına da ev sahipliği yapar. Dünle bugün arasında bir ahengi bulmaya çalışır Yıldırım. Sokakların daraldığı, duvarların renklerinin solmaya başladığı bir yerde aniden karşınıza bir kubbe, bir çeşme çıkıverir, ben buradayım hala dercesine. Bir rüyayı sürdürmeye azmetmiş gibi tarih ummadık bir yerde kendini gösterir. Bir ahengi yaratmanın sancıları ne ise Yıldırım da bunu yaşar, dünü incitmeden bugünü yaşayabilmenin yaşatabilmenin sancısını.
Yeşil’in tüm zamanları aşan huzuru ve Emirsultan’ın bir dua gibi yükselen duruşuyla Yıldırım yıldızlarını baş tacı ederek yaşayan bir Anadolu’dur.
Yıldırımlı olmayı benimsemiş insanların inançlarında ve arzularında hız verme çabası görülmekte,artık bir fetret devrini aşmak istercesine gelişmişliğe yelken açan Yıldırım gemisine. Bu geminin yelkenlerini dolduran rüzgar olmakta açılan üniversiteler,yapılan okullar,çoğalarak güçlenen sivil toplum örgütleri,yaşayan tarih olan Cumalıkızık köyü,gelişen sanayisi, çoğalan işadamı ve yatırımcısı, güzelleşen mimari anlayışı, bilinçlenen, öğrenen, güzel sanatlar ve kabiliyetlerle donanan insanları.
Bu gelişim rüzgarları devam ettiği sürece yıldırım gemisi güven içinde, geçmişten geleceğe köprü kuran rotasında ilerlemeğe devam edecektir.
|